Handelsagentur-Ticaret temsilciligi-Trade Agency
MODUS-HANDEL
DEUTSCH
-Geschäftswünsche
-Auskunft
TÜRKCE
-Ticaret talepleri
-Bilgiler
ENGLISCH
-Business Ads
-Information
1-HANDELSAGENTUR
2-ONLINE SHOP
3-BUSINESS PLATFORM
4-WERBEAGENTUR
Forum
Links
Team
Kontakt
Impressum


Besucheranzahl / Visitors Ziyaretci sayisi

Türkiye den emlak satışını organize çalışmalarımızda karşımıza çıkan sorunlar

Almanya merkezli Avrupa pazarında birden çok Alman veya diger ülke emlakcıları ile anlaşarak Türkiye den emlak satışını organize etme calışmalarımız dahilinde, Türkiye nin her sehrinden emlak arıyoruz. Bu aşamada karşımıza çıkan birkaç amatör soruyu hemen cevaplandırmak isteriz;

1- Emlakları satabilme gücüne ikna olma bahanesi ile, çalıştıgımız emlak şirketleri hakkında bilgi isteniyor. Bunu ticaret ahlakı yönünden etik bulmuyoruz. Sizin sözleşmedeki tarafınız biziz. Ayrıca biz, bize emlaklarını sunacak şirketlere veya şahıslara, geçmişteki referanslarını, Avrupalı nin istedigi kalitede hizmet verip vermediginin örneklerini sormuyoruz.

2 - Bizim Avrupa standartlarında yazılı sözleşmelerle verdigimiz sözleri, Türkiye deki emlak sahipleri yerine getirebilecek mi, çekincemiz var. Emlaklarını satmamız için bize sunmak isteyen ama bunu yazılı bir sözleşme ile yapmaya çekinen emlak sahibi kişi veya şirketlere ne kadar güvenmemizi beklersiniz.

3- Bir emlak satışı için ortalama satış süresi 6 aydır. Biz, her emlak icin Avrupa daki partnerlerimize 6 ay süre söz verdik. Fakat Türkiye deki şirketler iki-üç aydan bahsediyor. Yatırım yapmış, paranın dönmesi lazımmış. Bu cevap, yapılan işe hiç uymayan, köşedeki mısır satan vatandaşımızın verebilecegi bir cevap. Avrupa daki partnerlerimiz katalog hazırlamak, güncel emlakları bir broşür halinde, degisik magazin dergilerinde sunmak istiyor. Bunun organizesi, çalışması, masrafı bu sektörde iki-üç ay için olamaz.

3-Bazı emlak sahipleri, beraber çalıştıgımız şirketlerin hangi portallerde emlak sattıgını soruyor. Bunu da iyiniyetli bulmuyoruz. Ayrıca partnerlerimizin katalog, dergi hazırlamak, degişik meslek gruplarına hitap eden dergilere brosür eklemek, şahsen müşteri ziyaret etmek gibi degişik satış teknikleri de var. Örnegin, partnerimiz olan bir Alman emlak satış şirketinin hedef kitlesi, doktorlar.

4- Gerek Türkiye de ve gerekse Almanya da üniversitelerde ögrendigimize göre; ticarette yardım etmek diye birşey yoktur. Mal ve hizmet sunumunda karsılıklı iyiniyet ile sözleşerek kazanç saglamak vardır. Ürün ve hizmetin bol, satış gücünün ve müsterinin az oldugu böyle bir zamanda, asıl yardımcı olacak taraf satış hizmetini verebilen, müşteri potansiyeli olan taraftır.

5- Bir mühendislik bürosu, bizim ve beraber çalıstıgımız Alman emlak şirketlerinin kapasitesini anlamak icin hukuki yapımızı sormuş. Biz, bir sahış şirketiyiz, beraber çalıştıgımız şirketlerin de sahış şirketi olması bizim için bir avantajdır. Sahıs şirketleri, her zaman borcları icin şahsi malvarlıgı ile de sorumludur. Biz, bilmemne insaat, ticaret, turizm, her ne is olursa limited şirketlerini de gördük.

Bu açıklamaların sizinle bir ilgisi yoktur. Diger şirketlerle görüşmelerimiz ışıgında hazırlanmıştır. Bize, bu açıklamaları yaptıran şirketler aslında bizi kamçılamakta ve verimimizi artırmaktadir.

Aşagıdaki projeye katılım düşünüyorsanız bize yazabilirsiniz:

Türkiye nin çeşitli şehirlerinden ve çeşitli üretim dallarından birçok teklifler almaktayız. Fakat bu üretici şirketler, tek başlarına Almanya merkezli Avrupa ya açılımda biraz zayıf kalmaktadır. Bize sunabildikleri yalnızca ürünlerini bize teklif etmek. Bizim satış öncesi, sırası ve sonrasında masraflarımızı paylaşmakta çekingen davranmaktadırlar.

Diger taraftan, Alman tüketiciler, ürün aldıkları şirketlere güven duymak için Almanya da ulaşılabilir olmasını ve satış sonrası da hizmet sunmasını isterler.

Bizim amacımız da birden çok ürünü Alman pazarına sunabilmektir.

Bütün bu veriler bizi şöyle bir fikre yöneltti;

Türkiye den çalışma teklifi ile bize ulaşan şirketleri ( ürünleri birbirinden farklı olmak şartı ile) birbiri ile görüştürmek ve birkaç şirketin birarada burada bir depo açmasını saglamak. Daha sonra bu şirkete, önceki şirketlerin bilgisi dahilinde, yeni gelecek şirketleri de katmak ve bu sayede hem maliyeti azaltmak, hem reklam gücünü artırmak ve hem de ceşit çogaltmak ve bu sayede hem sanal marketten ve hem de magazadan ürün sunan uzun vadeli ve istikrarlı bir Türk ürünleri magazası organize etmek.

Almanya da ürün tanıtımında yanlış gördüklerimiz

Türkiye den birçok üretici şirket, Almanya pazarına açılmak istiyor ve bunlardan bir kısmı, herhangi bir şekilde, bunu başarıyor. Tanımlamada Almanya pazarı olan bu açılım ama ancak Almanya da yaşayan Türk asıllı yabancılara hitaptan ileri gidemiyor.

Eger Türkiye den, Avrupa ya yayın yapan Türk televizyon kanallarını ayarlayabilirseniz bir seyrediniz. Bir akşam reklamları içinde aynı üründen birçok reklam göreceksiniz. Yani o kadar yatırım, 80 milyonluk Almanya pazarına degil;  yalnızca 3-4 milyon insana veya 1-1,5 milyon aileye hitap etmektedir. Bu ailelerin yılda kac defa mobilya ihtiyacı olabilir ki? Sanal magaza açmışlar Türkce isimle! Bir defa online alışveriş yapanlardan Almanca bilenler Alman sayfalardan yapıyor bu alışverişini, Türkçe bilenlerde ise zaten online alışveriş yapma yetisi ve bilgisi yok. Bir de buna etnomarketing tanımlaması yaparak yapılan işe ekonomi biliminden bir hava verilmektedir.

Diger taraftan, aynı akşamki reklamlardan, Türk müşterilere hitap eden Alman şirketlerin ya türkcelestirilmis ya da özellikle Türk pazarı için hazırlanmış reklamlarını göreceksiniz.

Almanya ve Türkiye arasında sundugumuz ticaret temsilciligi hizmetlerimizde bu zamana kadar kısmet olmayan ama hayalimizdeki hedef; ürününüze Almanların diline uygun ama arka planda Türkiye duygusu saklı bir isim vermek ve bu ürünün tanıtımını Alman medyasında yapmak.

Almanya'da  ticari şirket türlerinden iki örnek

1 - GmbH  > Tüzel kişilik olarak kurulan şirket türüdür. Sorumluluk şirket sermayesi ile sınırlandırılmıştır. Kuruluş için en az 25.000 € sermaye gerekmektedir. 01.11.2008 tarihinde yürürlüğe giren "Limited Şirketlerin Modernleşmesi ve İhlallerle Mücadele" reformu Limited Şirketler yasasında bazı değişiklikler getirmiştir. Yeni kanuna göre az sermayeli Mini-GmbH (haftungsbeschraenkte Unternehmergesellschaft  - sorumluluğu kısıtlı müteşebbis şirket ) kurma olanağı getirilmiştir. Yeni düzenlemeye göre 1€ sermaye ve daha az bürokrasiyle gerçekleşebilir. Klasik GmbH için halen 25.000 € sermaye gerekmektedir. Mini-GmbH 1 € sermaye ile kurulabilir. Noter masrafları (örnek ana sözleşmeleri kullanma şartıyla)  daha düşüktür. Tescil (Ticaret Sicili) daha kısa zamanda gerçekleşmektedir. Karın bir bölümü ( en az 1/4) 25.000 €  asgari sermaye birikinceye kadar hissedarlara dağıtılmaz. Sermaye 25.000 €  olduğunda, Mini GmbH bir klasik GmbH ya dönüştürebilinir. Fakat böyle bir yükümlülük yoktur ve Mini GmbH olarak faaliyete devam edile bilinir. Hissedarların GmbH da olduğu gibi, kişisel  sorumlulukları yoktur. Faaliyet esnasında firmaya ek olarak '"UG" - limitli sorumluluk -  eklenmelidir.

2 - Şube ve Temsilcilik > Kurulacak işletme sadece tanıtım, irtibat   veya servis bürosu amacını taşıyorsa, temsilcilik yeterli olacaktır. Bunun haricinde geniş kapsamlı ticari faaliyet planlanıyorsa, bağımsız bir şube açıla bilinir. Burada verilecek karar, vergilendirme açısından da önem taşımaktadır. Ayrıca Almanya'da açılan bir şube, merkezi şubeye karşı açılacak davalarda davacıya Almanya mahkemelerinde dava açma imkanı sağlamaktadır.

2a - Şube (selbständige Zweitniederlassung)> Yabancılar tarafından Almanya'da şube kurula bilinir. Şube, yabancı şirketin bağımsız ticari işletmesidir ve şirket adına ticari faaliyette bulunmaktadır. Tüzel kişiliğe sahip değildirler. Yabancı tüzel kişinin şubesi olarak Almanya'da yerleşik bulunduğu yerdeki ticaret siciline tescil edilmesi gerekir. Ayrıca, iş yapma ruhsatı almakla (Gewerbeanmeldung) yükümlüdür.

2b - Temsilcilik > Temsilcilik, yabancı şirketin bağımlı ticari işletmesidir. İşletmenin bağımlılığı ve bağımsızlığı,  karakteristik unsurlara göre belirlenir. Bağımsız şube, sürekliliğe sahip, ticari faaliyette bağımsız hareket eden, ayrı bir muhasebeye ve hesaba sahip olan ve esas yetkili şube idarecisi olan bir işletmedir. Bağımlı şubeler (temsilcilikler) bağımsız bilançosu ve hesabı, esaslı yetkilere sahip idari yöneticisi olmayan işletmelerdir. Temsilcilik, sadece merkezi teşkilatı tanıtım, irtibat veya servis  amacıyla kurulan bir işletme olarak tanımlanabilir.  Ticaret siciline tescil edilmez.

Almanya merkezli Avrupa ya acilmak isteyen sirketlere hizmet seceneklerimiz

Biz, beraber çalışacagımız firma ve kendi açımızdan devamlılık arzeden ve her iki tarafı da memnun edici getirisi olan ticari iliskiler arıyoruz. Gerektiginde pazar arastırmasi yapmak, şube açmak, kadro olusturmak, satış öncesi, satış veya satış sonrası ürün hakkında servis, bilgilendirme ya da reklamasyon kabulü vb. hizmetlerle birlikte haberlesme – yazisma – tercüme ve/veya depolama – nakil vb. lojistik konularda hizmetleri her iki taraf icin de verimli olacak bir koordineli çalısma yoluyla veriyoruz.

Almanya da müsteri temsilciligi hizmetinizi verebilir, Almanca dilinde tanıtım malzemeleri (brosürden internet sayfasına kadar) hazırlayabilir, yazışmalari takip edebilir ve gerektiginde ve müsteri adresleri bankasi olusturabiliriz. Fuarlara ve uygun gördügümüz diger mesleki toplantılara katılabilir, tanıtım yapabiliriz. Fiziksel ve online satis ve pazarlama hizmeti sunabilir, Showroom organize edebiliriz. Kadro oluşturabiliriz. Almanya içinde ulasılabiliyor olmak, alıcılara güven verdigi icin sizin Almanya baglantı büronuz olarak da hizmet verebiliriz. Ürün için etiket, katalog ve internet sayfanız için yazılarɪ tercüme edebiliriz. Potansiyel müsteriler ile yazɪşmalar yapar veya sizin yazɪşmalarınızı onlara ulaştɪrɪr ve cevaplarɪnɪ tercüme ederek size yönlendirebiliriz. Bu çalışmalarımızı ya tek bir fiyatla  ya da her bir hizmet için ayrı ayrı fiyatlandirabiliriz.

Eger Almanya baglantımız kendi meslek dalımızdan olsun diyorsaniz; dogrudan sizin ürünlerle ilgilenen Alman ticaret temsilcileri bulup sizi onlara yönlendirebiliriz.

Yalniz pazar araştırması yapmamız istenirse; örnek ürünler, kataloglar veya benzeri bilgi / tanitim araclari gönderilirse biz de nasil bir ürün üzerine konustugumuzu potansiyel müsterilere gösterebiliyoruz. Ayrica, ürünü tanitabilmek icin kendimizin bu ürünü tanɪmɪs olmamiz gerekir.  Pazar arastirmamiz, resmi makamlardan aldigimiz mesleki gecmis dönem rakamlari ve gelecek planlari bilgilerini incelemek ve / veya ürünün özelligine göre (adres bankamizdaki) potansiyel müsteri kitlesine ya örnek ürün ya da katalog göndermek seklinde de oluyor. Karsinin tepkisine göre, randevu alip ziyaret ediyor ve daha fazla bilgi vermeye calisiyoruz.

Fakat yazısmalarımız, sirketten, ürünün özelligine göre, güzel bir katalog ya da örnek ürün istedigimiz veya sunum masraflarını karşılamasını bekledigimiz bu noktada hep tıkandi. Zaten katalog veya örnek ürün istememizdeki asıl amaçlardan biri de, bu şirketlerin böyle küçük bir masraf karşısındaki tepkisini ve dolayısıyle kapasitesini ölcmek.

Bu ticari iliski şube açmak, ortaklik, bayilik veya karsılıklı iyiniyetli diyalogun getirdigi alternatif bir çalısma şekli olabilir. Imkanınız varsa; kendi sehrinizde veya baglɩ oldugunuz mesleki kurulusunuzda yapacagɩnɩz bir organizasyon ile, birkac şirket biraraya gelerek bir şirket kurup masraflarɩ ve diger riskleri paylaşarak azaltabilirsiniz. Büyük bir acɩlɩm tabii ki daha iyi olur. Istikrar gösterir ve güven verir. Sizin de dogrudan katɩlɩmɩnɩz olan bir sirket kurmanɩn Türkiye makamlarɩnca sunulan yatɩrɩm indirimi, tesvik kredileri avantajlarɩ da vardɩr.

Beraber çalışma şekli, herşey yazılı olmak üzere sizin kapasiteniz ve desteginiz ile paralel gelişebilir. Bu konuda bize sunabileceginiz imkanları bilmek isteriz. Bize, ürün sunumunda göstereceginiz kolaylıklar, bizim de tanıtım, satış ve pazarlamada zaman kazanma ve bu dönemi sıkıntısız geçirme imkanı verecektir. Bazı sirketler, bir miktar üründen veya bir katalog masrafindan kaçarken devlet teşviklerinden yararlanmak için fuarlara katılmayı tercih ediyor. Bir haftalık bir fuarın masrafının yalnızca onda biri ile burada yıllarca hizmet verebilecegimizi bilmenizi isteriz.

Uzun vadeli ve istikrarlı bir pazarlama süreci istenirse; birkaç firmanin başarılı oldugu bir yol var; bir marka geliştirmek. Türkiye´de bu konuda devlet teşviki de var.

Öncelikle ürünün Avrupa´daki genel konumunu incelemek gerekir. Ilk etapta ürün örnekleri, katalog vb. kullanılarak pazar arastırması yapılabilinir. Bir depo açılabilinir. Büyük bir depo gerekmeyebilir. Palet basina 10 ile 20 Euro arasi aylik kira ödenen depolarla calisabiliyoruz. Siparişin gelişine göre eksik kısımlar Türkiye den takviye edilebilinir. Bu, başta yüksek nakliye masrafına sebep olabilir ama gelecegin daha net görülebilecegi bir döneme kadar, büyük risklere karşı tedbir olarak iyi bir yoldur. Avrupa pazarı, diger pazarlardan cok farklıdır. Tokdur. Ürün satmak isteyen ziyaretcisi çoktur. 2010 yılında yalnızca Düsseldorf ta 700 ün üzerinde yabancı şirket kuruldu. Buna da dikkat etmek gerekir.

Dünyada ürün bulmak kolaylaştıgı için, degişik üreticilerin degişik markalı ürünlerini kendi firmamizin adı altında satma imkanımız da var. Su anki online satış sayfamızı, ticaret temsilciligi amacımızın yanısıra bu amacımıza hizmet edebilecegi bir yönde geliştirdik. Halihazirda aktif olan bu online shop veya duruma göre sizin ürününüze özel baska bir online shop kullanılabilinir. Almanlarin yüzde 70 i, 2009 yılbaşı alışverişini internet üzerinden yaptı. Bulundugumuz sehir Almanya da en yogun yasanan Berlin den sonraki ikinci bölgesidir. Japonların Avrupa daki merkezinin de bu bölge icinde (Düsseldorf sehrinde) olması, bölgenin ticari gücü hakkında şahitlik yapabilir.

Aslɩnda, kendi sehrinizde veya baglɩ oldugunuz mesleki kurulusunuzda yapacagɩnɩz bir organizasyon ile, birkac sirket biraraya gelerek masraflarɩ ve diger riskleri de paylasarak azaltabilirsiniz. Büyük bir acɩlɩm tabii ki daha iyi olur. Istikrar gösterir ve güven verir. Sizin de dogrudan katɩlɩmɩnɩz olan bir sirket kurmanɩn Türkiye makamlarɩnca sunulan yatɩrɩm indirimi, tesvik kredileri avantajlarɩ da vardɩr. Hem bu avantajlardan yararlanmak, hem bu yolda istikrarɩ yakalamak ve hem de riski azaltmak da sözkonusudur.

Avrupa pazarı, diger pazarlardan farklıdır. Belirli normlar ister. Her zaman dedigimiz gibi, bunlar, sizin, bu açɩlɩmɩ ne kadar destekleyebileceginiz ile baglantɩlɩdɩr. Eger, bizimle olan yazɩşmalarɩnɩzda, neyi, nereye kadar destekleyebileceginizi belirtmenizi arzu ederiz. Tencereyi ocagɩn üzerine koymadan önce, yemek icin malzemelerimiz tamam mɩ diye kontrol ederek baslarsak ancak ondan sonra tadɩnda bir yemek pisirebiliriz.

Tabii bütün bunlar, ilk asamadaki ana hat bilgilerdir. Imkanlarɪn buluşma noktasɪnda en olumlu çözüm kendini gösterecektir. Biz, söz vermiyoruz. Tecrübelerimiz, imkanlarɪmɪz ɪşɪgɪnda yapabileceklerimizi söylüyoruz. Her ürünün kendine has pazarɪ, rakibi, pazarlama sistemi ve şartlarɪ vardɪr. Ayrıca bizim verebilecegimiz hizmetlerin sizin kapasiteniz, kaliteniz ve finanse etme gücünüz ile de dogrudan baglantɩlɩ oldugunu da vurgulayarak isteriz.

Burada önemli olan, sizin Almanya pazarı icin planladıgınız yatırım şeklidir. Eger bu yoldaki düşüncelerinizi açık bir şekilde yazarsanız hedefe uygun bir cevap yazabiliriz.

Başkanın konuşmaları

Türkiye nin bircok kurum ve kuruluşunun internet sayfalarını inceleyiniz. Hemen hepsinde de başkan ve yönetim kurulunu öven yazılar, resimler görürsünüz. Cogunda da –başkanin konuşmaları- adlı bir köşe mutlaka vardir.

Bu, cok yadırgadıgımız bir konudur. Başkan ve / veya yönetim, o sayfayı kendi şahsi kariyerini artırmak için kullanmamalıdır. Önemli olan oradaki sahış degil; makamın kendisidir. Orada oturan kim olursa olsun, hiçbir önemi olmamalıdır. Sahıscılık oldugu için, kurumlarımız verimli çalışmıyor. Türkiye den herhangi bir makamla görüşme yapmak istiyoruz, -şu kişiyle görüşmeniz lazım- deniyor. O kişiye muhtaclık yaratılarak rüsvet ve iltimas ortamı da yaratılmıs oluyor.

Ümit ederiz ki; bu yazımızı, bu konuya duyarlı dernek, kurum veya kuruluş üyeleri okur ve gereken düzeltmenın yapılmasi için çalısır.

Toplu mail sirketleri ve şirket adresi belirsiz sayfalara kayıt size kar degil; zarar getirir.

Almanya da elk. posta ile reklam veya bilgi göndermek yasalarla kontrol altına alındı. Yasaya göre; elk. posta ile reklam veya ürün hakkında bilgi göndermek ancak karşı taraf bu bilgileri istedigi takdirde gönderilebiliyor. Eger karşı taraftaki bir bilgi talebinde bulunmadan göndermek istiyorsanız yine de karşı tarafin rızası gerekiyor. Örnegin; önceden telefon açıp izin isteniyor. Yasaya uymayanlar hakkında yaptırıp uygulanıyor. Hatta karşı taraf size ayrıca tazminat açabiliyor ki; Almanya´da bunu kendine kazanç yolu yapmış olanlar var.

Yasal yaptırımlar bir yana, aslında bu toplu mail gönderme şirketlerine ödenen paralar aslında çöpe atılmış paralardır. Cünkü bu şirketlerin reklam göndermek için kullandikları elk. posta adresleri, reklamın gönderildigi kisilerin cevap yazabilecegi bir adres degildir. Ayrica bircoklari da bu elk. posta adreslerinin aslında size ait olmadıgını bile bilmeden cevap yazmaya çalışmaktadırlar ama bu mektuplar size ulaşmayacaktır. Bu, sizin için hem maddi ve hem de izlenim kayıpları vermektedir.

Sizin için daha kötüsü ise; potansiyel müşteriye kendi ellerinizle yazmıyorsunuz. Bu, bir deger vermeme işareti olarak algılansa yanlış olmaz. Ayrıca sizi, ancak sizin gönderdiginiz elk. posta ile tanıma imkanı olan kişi veya kurum için siz, bilgisayar ve internet kullanmaktan aciz bir şirket veya şahıs olarak da izlenim kaybına sebep olacaksınız. Aslında en güzeli, şirkete ve hatta yetkilisine ismen yazmaktır.

Bir konuya daha dikkat ediniz; internet platformunda kendinizi kaydederken, ilan verirken veya yazışma yaparken o sayfanın - Hakkımızda – kısmına bakınız. Birçoklarının şirket adı, adresi, vergi numarası yok. Bu sayfalar fayda getirmez, aksine belki de bilgi toplama amaçli açılmış bile olabilir. Kimbilir nerede kullanmak için sizin adres bilgilerinizi topluyorlar. 

Internet kullanmıyorsanız geç kalırsınız.

Almanya da resmi dairelerle, belediye veya özel kurumlarla yazismalarinizi elektronik posta ile yapabiliyorsunuz. Hatta bu yazismalar, amacina göre, sözlesme olarak da gecerli oluyor. Kontaga gecmek icin ise, üyelik kaydi vb. girisler de rahatsiz etmeyecek seviyedeki sorularla ve kolayca kullanilabilinir sekilde hazirlanmis. Ayrɪca kurum veya sirket adina cevap yazan da kendi adɪnɪ alltta belirtiyor.

Bu arada, aynı amacla, Türkiye´nin paralel kurumlarının sayfalarına da ilan vermek isterseniz; ilgili sayfalara girdiginizde, aslında önemli olan insanlar degil de; faaliyetler olması lazımken, bol miktarda “Baskan in konusmalari, Yönetim Kurulunun faaliyetleri, fotograf albümleri” vb. basliklar buluyorsunuz. Eger ilan vermek isterseniz aramaniz lazim. Ilan verme yolunu da bulursaniz, kendinizi veya amacinizi tarif edebileceginiz imkanlar oldukca kisitli. Örnegin kayit islemleri icin “üyelik formu” basligi ile kolay bir kayit imkani kisitli. Ayrica size, meslek gurubu sectiriyorlar. Bunlardan da genellikle yalniz birini secebiliyorsunuz. Yani genel amacli bir ilan, duyuru imkanınız kısıtlı. Örnegin “Anahtar kelime ile...” komutu kullanılabilinir.

Bir şirkete, görüsmek istedigimiz muhatabɪn ismini de belirterek fakat sirketin info@... adresine yazdɪk. Sirkete olan ilgilimizi belirtigimiz elk. postamɪzɪ muhatabı olan yetkiliye yönlendirmek yerine cevap yazɪlmɪş. Yazan sahɪs kendi ismini vermemis. Normalde şirket adɪna bay ya da bayan …. diye alta yazɪlmasɪ gerekir. Cünkü bu yazɪyɪ yazan, yazdɪklarɪndan dolayɪ meydana gelebileceklerden hem kendi sirketine ve hem de cevap yazdɪgɪ sirkete karşɪ sorumludur. Maalesef her zaman yaptɪgɪmɪz gibi, bizim dedemiz Nasrettin Hoca misali, elk. postayɪ gönderdik ama arkasɪndan telefon açmak zorunda kaldɪk. Zaten müşterimiz için de başka bir şirket ile temas saglamıştık.

Resmi daire, dernek vb. kurumların sayfaları da ayni sekilde. Hatta bir defasinda, Türkiye ye bir ürünün ithali sartlarini bir bakanlɪgɪmɪza elk. posta ile sorduk. Hala cevap gelmedi. Sistemın işleyiş tarzını bilen bir devlet memuru, elk. mektup yerine telefonla sormamızın iyi olacagini söyleyip telefon numarasi ve görüsecegimiz kisinin adini verdi. Bizim ihtiyacımıza cevap verecek olan bilgi kiside degil de; kurumda olmalı. Biz, bir sahşın özel bilgilerini istemiyoruz, ona aşk mektubu yazmıyoruz., kurumun faaliyetleri dahilindeki bilgilerden yararlanmak istiyoruz.

Yinelemek isteriz ki; internet kullanmıyorsanız geç kalırsınız.

Alman Kalkinma Bankasi ve Türkiye ye destekleri

Almanya’nın yurtiçi ve yurtdışında kalkınma projeleri destekleyen bankası KfW 1948’de kuruldu. Yüzde 80 hissesi Alman hükümeti, yüzde 20 hisseleri de federal eyaletlere ait. Merkezi Frankfurt’ta, dünyanın çeşitli ülkelerinde 70’den fazla temsilciliği var. Banka Türkiye’de 50 yılda 10 milyar dolarlık projeye finansman desteği sağlamış. Belediyelerin altyapı ve çevre projeleri, küçük ve orta ölçekli işletmelerin desteklenmesi ve yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği projeleri bunlarin basinda geliyor. KfW, iki ülke arasındaki anlaşmalar ve Türk hükümetinin de isteği üzerine son dönemde Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki belediyelerin projelerini desteklemeye öncelik vermiş durumda. KfW’nin KOBİ’lere verdiği 200 milyon Avro’luk kredi desteğinin tamamı da yine Türk hükümetinin isteğiyle çoğunluğu Doğu ve Güneydoğu illerinden oluşan kalkınmada öncelikli 49 ile ayrılmış.

modus-handel  | info@modus-handel.de